B1.3 SEMİNER SAATİ
a. Seminer programının amacı temelde özellikle araştırma görevlilerinin Ortopedi ve Travmatoloji bilim dalı konusunda bilgi ve deneyiminin arttırılmasıdır. Bu sadece öğretim üyelerinin işi değildir; sadece öğretim üyesinin başarabileceği bir şey de değildir. Artık ilkokullarda bile öğrenciye konu verilmekte, bunu kitap ve internetteki kaynaklardan araştırarak “power point” ile hazırlaması ve sunması istenmektedir. Eğitim ve öğrenim sırasında pasif kalan öğrencinin ilgisi yeterli düzeyde olmamakta, işin içine girmemekte, konu ile ilgili problemlere kafa yormamaktadır. Öğrenmeyi sadece anlatılanları aklına yazıp, soru şıklarını işaretlemek olarak algılayıp bilgisini kendi başına arttıramayan, anlatılanlar dışındaki dünyayı merak etmeyen ve buna da zamanı, ilgisi ve enerjisi kalmayan bir pasif öğrenci tipi ortaya çıkmaktadır. Üniversitede de buna devam edip teorik bilgi ile yaşayan, bunları uygulama isteği ve gereği duymayan, yaşama uzaktan bakan önemli bir sorumluluk almadan uzmanlık aşamasına gelen kişinin değişmesi, yeni yaşam tarzına uyum sağlaması elbette kolay olmayacaktır. Başkalarına ve kendi hayatına hep seyirci kalmış, hayatta ders çalışmak dışında sorumluluk almamış ve önemli bir iş yapamamış, başarı gerçekleştirmemiş kişinin pasif sorumsuz hayattan sadece aktif değil interaktif ve her attığı adımdan kendisinin sorumlu olduğu hayatın kucağına düşmesi insanı çarpabilir, şaşırtabilir. Maalesef bunca eleştiri sistemin kurbanı öğrenciye değil sistemin kurucularına da yapılmalıdır. Her işte olduğu gibi buna da olumlu yaklaşmak daha doğrudur. Sadece verileni alıp gerisini düşünmemek, kendi başına ileri gidememek, kendi başına bilgisine bilgi ekleyememek ve bundan hep başkalarını, öğretim üyelerini ve sistemi sorumlu tutmakla nereye varılabilir? Bu yaklaşım, adı araştırma görevlisi olan kişiye ne derece yakışır; kişiyi ne derece sonuca ulaştırır? Bunun yerine kendi ayakları üzerinde kendi yaşamının ve kendi bilgi birikiminin sorumluluğunu almak, bunun için ustası, ağabeyi konumundaki öğretim üyesini zorlamak onunla karşılıklı iletişim ve etkileşim içinde işinden zevk alarak çalışmak yaşımıza ve çağımıza daha uygun bir yaklaşımdır. Seminer konularının temelde araştırma görevlisi tarafından hazırlanmasının amacı ortadadır. Araştırma görevlisinin hazırladığı sunduğu bilgiye öğretim üyesinin ihtiyacı olduğu herhalde söylenemez. Sadece kendisi için okuyarak pasif bir şekilde öğrenen kişi ile bir konuyu arkadaşları ve öğretim üyelerine anlatacak şekilde hazırlık yapan, gelebilecek soruları ve yanıtlarını da düşünerek interaktif sunum için hazırlanan kişinin okuması ve bilgi donanımını arttırmasını lütfen karşılaştırın! Bunlar birbirinden ne kadar farklıdır değil mi? Seminer sonundaki tartışmalar, soru ve katkılar sırasında size hazırladığınız seminer kadar belki de ondan daha fazla bilgi ve deneyim öğretim üyeleri tarafından aktarılmaktadır. Sizin kadar çalışılmakta fakat o an için sizin kadar slayt hazırlanmamaktadır. Aradaki fark ta budur. Aslında sizin için öğretim üyesi en az sizin kadar çalışmakta ve katkıda bulunmaktadır. Olması gereken de budur. Lütfen bunun farkına varalım. Bir tıp doktoru kendisine uygun olmazsa akademik hayatı seçmez. Zira bu yol uzun, meşekkatli, ruhen ve bedenen hazır olmayı gerektiren, maddi açıdan hiç de cazip olmayan bir yoldur. Herkes de hedefe ulaşacak diye bir kaide yok. Görüyorsunuz koşullar her geçen gün zorlaşmakta... Sonuçta kişiye nasip olursa “Doçent” veya “Profesör” denecek, adı “bilim tarihi”ne geceçek! O kadar. Kendi alanında Türkiye’de ilk 100 veya 200 kişi içinde, dünya çapında ancak bir iz bırakabilmiş bir kişi olacak. Sistemin bu noktaya ulaşmış kişiye ne kadar değer verdiğini görüyorsunuz. Kısmette varsa gücü, yeteneği; ömrü yeterse ve muayenehane açabilir ise 50 yaşından sonra para kazanmaya başlayacak o da garanti değil. Gelelim sizlere! Buradan ayrıldığınız andan itibaren kendinizi ne kadar iyi yetiştirdi iseniz, zamanınızı ne kadar dolu geçirdi iseniz o kadar parlak olacak bir meslek yaşantısına başlayacaksınız… Belki okumaya pek fırsat bulamayacaksınız ama devlet hastanelerinde veya özel hastanelerde size yol gösteren hocalarınız sayesinde hocalardan kat be kat fazla kazanma fırsatları içinde kendinizi maddi açıdan çok iyi hissedeceksiniz…Ne güzel değil mi? Öğrencisinin hocasına yine de fazla gördüğü kötü maddi ortama yıllarca katlanarak üstelik sistemdeki bozukluğun neredeyse baş sorumlusu görülerek yaşamak hiç te gıpta edilecek bir şey değil… Her şeye rağmen amaç olumlu düşünerek sistemi toplum için iyiye ve güzele doğru desteklemek olmalı; bunun için çaba sarf etmeli diye düşünüyorum. Takdir edilse de, takdir edilmese de…… b. Seminer programları kıdem sırasına göre öğretim üyeleri tarafından ağustos ayı sonuna kadar hazırlanarak araştırma görevlilerine bildirilir. Eylül – Mayıs döneminde araştırma görevlileri en kıdemliden en çömeze doğru her hafta bir kişi olacak şekilde sırayla cumaları saat 08.30-09.30 arasında power point ile seminerlerini sunarlar. Sunum 45 dakika sürmeli, 15 dakika tartışma için bırakılmalıdır. Sunumda toplam slayt sayısı 100'den fazla olmamalıdır. c. Sunumlar ilgili uzmana danışılarak en son Campbell, Tachdjian, Rockwood, Resnick ve son literatürler gözden geçirilerek hazırlanır. Teorik bilgi derinliği asistanlık düzeyine uygun olmalı; eğitici ayrıntı verilmelidir. Slaytlar hazırlandıktan sonra sunulmadan 3 gün önce uzmana danışılarak öneriler doğrultusunda değişiklikler yapılır. Son hali 1 gün öncesinde bitirilerek uzmana sunulmalıdır. Kontrol edilmemiş slayt sunumu yapılamaz. d. Slaytlar hazırlanırken Türkçe dilbilgisi kurallarına uyulmalı, mümkün olduğunca Türkçe kelimeler kullanmaya özen gösterilmelidir. Her slaytta 5 satırdan fazla yazı olmamalıdır. Uzun cümlerle sunum yapılmamalıdır. Testler ve sınıflamalar anlatılırken yazı ve görüntü aynı slaytta verilmelidir.
e. Slayt şeklinde basılı notlar dinleyicilere seminerin başında verilir. Seminer metin halinde öğretim üyesi odasındaki bilgisayarda yıla göre dosya içine kaydedilir. f. Dinleyiciler seminer konusunu okumuş, araştırma yapmış olarak toplantıya katılırlar. Bu şekilde konu ile ilgili soru ve katkılarla problem olduğu düşünülen noktalara bilgi ve deneyimlerden yararlanılarak açıklık getirilmelidir.. g. Seminer konusu ile ilgili anabilim dalında yapılan ameliyatlar ve sonuçları olgu sunumu ve grafilerin negatoskopta değerlendirilmesi suretiyle bilimsel olarak tartışılmalı; farklı uygulamaların nedenleri ve sonuçları açıklanmalıdır. Amaç anabilim dalındaki bilgi ve deneyimin herkesçe paylaşılması ve bu konudaki birikimin arttırılmasıdır. h. Seminerlere stajerlerimiz, araştırma görevlilerimiz ve öğretim üyelerimiz dışında pratisyen hekimler, fakülte dışından öğretim üyeleri, Ortopedi ve Travmatoloji uzmanları katılabilirler. Bu nedenle anabilim dalımızdaki çalışmaların düzenli olması ve bilimsel derinliği hepimizin üzerinde önemli durması gereken konulardır. ı. Bir geçerli nedeni olmadan seminer hazırlamamak affedilmeyecek bir hatadır. Seminer hazırlamayan 15 gün ameliyathaneye giremez. Tekrarı halinde 15 gün ameliyathaneye girememeye ilaveten 3 ay boyunca her ay fazladan 2 nöbet tutar.
17 Şubat 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder